9 Kasım 2014 Pazar

 
 
Hayalperest çok heyecanlı... Neden mi? Çünkü, Hayalperest şimdi kendisi gibi heyecanlı Gıda Mühendisi Adayları ile buluşacak. Adana Gıda Mühendisleri Odası'ndan böyle bir teklif gelince öyle sevindim anlatamam... 
 
 
3 hafta sonra, Kasımın son Cumartesisi Adana Gıda Mühendisleri Odasında öğrenci arkadaşlarımız için bir "Şarap Tadımı Eğitimi" vereceğiz. Kısa bir şarap tarihi ardından, profesyonel bir şarap tadımı nasıl yapılır, hangi sıra izlenerek, nelere dikkat edilmelidir gibi konulara değineceğim.
 
 
 İşte bu yüzden sizlere anlatamayacağım kadar çok heyecanlı ve bir o kadar da mutluyum. Şimdilik kendi sınırlarımızı zorlayarak 20 kişilik bir kontenjan belirledik. Fazla yayılamayacağımızı ve odanın henüz bir tadım için çok uygun şartları olmadığından, sadece bir beyaz ve bir kırmızı tadımı gerçekleştirmeyi düşünüyorum.


  Ülkemizin çeşitlerinden bir tercih yaptım ve seçimimi bir Öküzgözü/Boğazkere kupajı ile (tabi ki benim özel ilgi alanım olan) Bornova Misketinden yana kulandım.


 
Umarım keyifli zaman geçiririz :)
 



 
Hoşçakalın

2 Kasım 2014 Pazar

Tam buğday ekmeği ve sağlık üzerine etkileri

 
Biliyorum yerleşmiş alışkanlıklardan kopmak çok zor fakat sağlık üzerine etkilerini inceledikten sonra bu sınırsızca yediğimiz beyaz ekmekleri tüketirken artık belki 2 kere düşünürüz... Bakın 21 gün alışkanlıklar için belirlenmiş bilimsel kırılma noktası. 21 gün boyunca çayı şekersiz için, bir daha aynı çayı şekerli içemiyorsunuz. Bu şekilde çaydaki şekeri kesen ben, aynı şeyi sabahları çok çok yediğim o güzelim beyaz ekmekler için uyguluyorum. 1 ayın sonundayım ve artık sabahları 1 dilimden fazla ekmek tüketmiyorum. Tam buğday ekmeğini kendiniz yaptığınızda yoğunluğun ne kadar fazla olduğunu ve sizi ne kadar çabuk doyurduğunu farkedeceksiniz. Ne yazık ki piyasada satılan ekmeklerde bazen kandırılabiliyoruz. Üzerinde tam buğday ekmeği, kepek ekmeği yazan ekmeklerin neredeyse beyaz ekmek kadar yumuşak olması inanılamaz. Kendimiz için biraz çaba göstermemiz dileklerimle...
 



























1 Ağustos 2014 Cuma

Son günlerde çok garibim ben

Ne hissedeceğimi şaşırmış haldeyim. Çok çalışmam gerek biliyorum ama sanki her şey ağır çekim ilerliyor. Hem hızlı, hem yavaş. Yani hayat hızlı ama  işler "slowmotion" gibi. Ben fark etmeden nasıl da değişiyor şartlar. Kırıyor kalbimi bazen, bazen şaşırtıyor. Bugün nasıl başka biriyim dünden. Yanımda bir parça huzur, elimde ellerinin sıcaklığı. Seneye uyandırılmak dileklerimle.

20 Mayıs 2014 Salı

Misketin izleri


 Misket şarabının bu coğrafyadaki izlerini birkaç kitap karıştırmanın sonunda kolayca takip edebiliriz...


Tatlı şarapların üretimi bu diyarlarda her daim vardı ve aslına bakarsanız sadece şarap değil asma kütüğünün de antik çağlarda Anadolu'dan Yunanistan'a gittiğini bir konferansta dinlemiştim. Hatta bize "Dionysous sailing with dolphins" örneğini gösterek işte bu çizimin tam da bu durumu anlattığunu belirtmişlerdi.




http://hayalperestgunlukleri.blogspot.com.tr/2011/05/dionysus-sailing-with-dolphins.html

Misket şarabı ve üzümü bugün giderek azalan bir ürün olmasına karşın Anadolu coğrafyasında üretimi, tüketimi ve ihracatı çok eski tarihlere dayanmaktadır.

Roma döneminde (MÖ. 67-MS. 600’ler) Ovalık Kilikia’da yetişen üzümlerden yapılan ve antik dünyada oldukça değerli olan misket şarabı buraların önemli mahsullerindendi. Antik dünyanın önemli ticaret yollarından birisi de Ovalık Kilikia bölümünden geçiyordu. İşte tam da benim evim Çukurova'dan :) ve bu yol Suriye ile Doğu dünyasını, Anadolu ve Ege ile buluşturuyordu (Topdal, 2007).

Bir gazete makalesinde şöyle bir ifade görmüştüm;

 "Tarihte adı bilinen en eski üzüm çeşidi olarak da tanınan Misket kaynaklarda Moskhatos diye de geçmektedir. Hatta tarihin babası diye bilinen Bodrumlu Herodot ünlü tarih kitabı 'Historia'da ‘Smyrna’nın (yani İzmir’in) gül ve bal kokulu moskhatos’ üzümünden söz ederek en eski üzüm adlandırmasına sahip olma onurunu MÖ 5. yüzyılda Anadolu’ya bahşetmektedir. " ne yazık ki bir heyecanla aradım ama Historia'da böyle bir bölümle karşılaşmadım :(

Andrew Dalby’nin (2001) ‘Bizans’ın Damak Tadı’ kitabında ‘ Konstantinopolis'ten Hazarya’ya götürmeye değecek armağanlar arayan Rubruck'lu William meyve, misket şarabı ve ince lezzetli bir bisküvi" seçti der. Misk kokulu (moskhatos) anlamına gelen adı, çoğu çağdaş dil tarafından Bizans Yunancası'ndan alınmıştır.

Osmanlı’ya baktığımızda Evliya Çelebi’nin kayıtlarında, Erdek’teki misket bağlarıdan bahseder, misket üzümünden dokuz türlü şarap yapıldığını belirtir (Çelik, Ş., 2012). Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1552-1562 yılları arasında), Osmanlı İmparatorlugu’nun baskenti İstanbul’da konuk olarak bulunmus olan üç yabancının anı-eserlerinden elde edilen bilgilere göre, o yıllarda İstanbulluların içki listeleri sayılırken Misket şarabına da yer verildiği görülmektedir. (Zat, V., 2010). Bu içecek tatlı olduğu ve mis gibi de koktuğu için de pek sevilir.


Genç Türkiye’de yine gerileyen misket şarabı sonraları yine yeniden kendini gösterir. 5 Temmuz 1936 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde İsmile (Misket) ve İzmir’in misket üzümlerinden yapılmış yeni bir şarabın piyasaya sürüleceği, bu şarabın tatlı ve çok lezzetli olduğu ve fıyatının 55 kuruş olacağı belirtilmektedir. Bundan sonra misket yine kendini gösterir, reklamlarında ‘Misket Şarabı Sıhhat ve Kuvvet verir’ şeklinde bir ifade yer almaktadır.

Keyifle kalın.



Referanslar
Dalby, Andrew (Çev.: A. Özdamar), Bizans’ın Damak Tadı/Kokular-Şaraplar-Yemekler, Yay., İstanbul, 2001, 160 S., Resim, Kaynakça, Dizin. [Kitap / S.Koz/
Vefa Zat (2010). Âdâbıyla Rakı ve Çilingir Sofrası (7. Baskı). İstanbul, İletisim Yayınları, s. 102.
Topdal,E. Kilikia Eyaleti: Kentler ve Roma Yönetimi. E.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İzmir 2007.
Çelik, Ş., 2012. "Evliya Çelebi'nin Bandırma, Aydıncık (Edincik) ve Erdek ile İlgili Verdiği Bilgiler ve Bunların Değeri", Balıkesir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi , Balıkesir Özel Sayısı XV-28-1, s. 67-81.
“Osmanlı Men’-i Müskirât Cemiyeti ve Men’-i Müskirât Kânunu (Ottoman Prohibition of Alcoholic Beverages Society and The Prohibition Act of Alcoholic Beverages)” The Journal of International Social Research, volume: 6, issue: 26, Spring 2013, ss. 161-181, (ISSN: 1307-9581).
Vefa Zat (2010). Âdâbıyla Rakı ve Çilingir Sofrası (7. Baskı). İstanbul, İletisim Yayınları, s. 102.

20 Nisan 2014 Pazar

Hoşgeldin Pan

 




Karanlıklardan çıkıp gelen, bu koku, bu duruş. Hayat kadar gerçek. Hoşgeldin Pan. Belki tüm dünya sana karşı ama kalbim seninle.

15 Mart 2014 Cumartesi

4. Geleneksel Gıdalar Sempozyumu

Çukurova Üniversitesi'nde düzenlenecek olan , 4. Geleneksel Gıdalar Sempozyumu'na hepiniz davetlisiniz... 17-19 Nisan 2014'da Adana'ya bekleriz :)
Bu arada ben bu logoya bayıldım, daha çok yerde kullanılmalı...
 
Daha fazla bilgi için= http://gida2014.cu.edu.tr/eng/

Bu Blogda Ara da Bul :)

Her hakkı saklıdır!!!

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği bu blogdaki eserlerin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın blogundan link vermeden kullanmak suçtur.